İsimsiz
offff harikaa işteee huzurrr .)

offff harikaa işteee huzurrr .)

heyoo :)

selammm nasılsın :)

ehueheu arabamm pikniğim ve bennn .)

ehueheu arabamm pikniğim ve bennn .)

sinirimi stresimi panik atağımı herşeyi sildi süpürdü sen nasıl güzel bişeysin ya .)

sinirimi stresimi panik atağımı herşeyi sildi süpürdü sen nasıl güzel bişeysin ya .)

kaç yıl oldu saymadııımmm köydeen göçeliiii,
mevsimler geldi geçtiiiiiii görüşmeyeeliiii
hiç haber göndermediiiiiin o günden beriiii
yoksa bana küstün müü unuttun muu beniiii
dün yine seni andııııım gözlerim dolduuuu
o tatlı günlerimiiiz bir anı olduuuu
ayrılık geldi başaaa katlanmak gereeek
seni çok çok özlediimmm ARKADAŞIMM EŞŞEKKKK .)

kaç yıl oldu saymadııımmm köydeen göçeliiii,

mevsimler geldi geçtiiiiiii görüşmeyeeliiii

hiç haber göndermediiiiiin o günden beriiii

yoksa bana küstün müü unuttun muu beniiii

dün yine seni andııııım gözlerim dolduuuu

o tatlı günlerimiiiz bir anı olduuuu

ayrılık geldi başaaa katlanmak gereeek

seni çok çok özlediimmm ARKADAŞIMM EŞŞEKKKK .)

hadiii bebeğimmm gell aşkım oll süpersinn senn .)

hadiii bebeğimmm gell aşkım oll süpersinn senn .)

:D

:D

oyyyy şebek mi yaptılar seni yerim o minik dudağını ufacık burnunu sıpa :D

oyyyy şebek mi yaptılar seni yerim o minik dudağını ufacık burnunu sıpa :D

çok fazla tatlıyla aram yoktur ama sabah sabah iki muzun arasına sürülmüş nutella offf çok canım çektii yaa :D

çok fazla tatlıyla aram yoktur ama sabah sabah iki muzun arasına sürülmüş nutella offf çok canım çektii yaa :D

Kimse arkasını dönüp bakmadı ufak kediye,itilmiş kakılmış bir kediydi Hektor,bu ismi ona çok sevdiği yaşlı bir kadın koymuştu inatçı yaşlı bir kadın oysa hiç de sevmezdi kedileri Hektor onu çok sevmişti her gün eve gelirken kapıda beklerdi yağmur yağınca camında oturur izlerdi içeriyi,her sabah tam 7de kadın evden çıkardı Hektor’a yine mi buradasın hiç gitmeyecek misin sen derdi ama  bir gün geç kalsa korkardı ihtiyar.Sonra bir sabah Hektor saat 7de yine kapıdaydı,huysuz ve yaşlı kadının çıkıp yine ona sırıtmasını sevgisini belli etmese de onunla konuşmasını bekliyordu  ama o evden hiç çıkmadı,Hektor her sabah gitti o eve çok özlediği o sesi bir daha hiç duymadı ama eve gitmekten de hiç vazgeçmedi.

Kış geldi.Soğuk.Çok soğuktu…
İnsanlar ona üşümüş,aç demiyordu sadece çirkin ve pis diyorlardı çünkü o pet shopta görmeye alışık olduğunuz sağlıklı beslenmiş bir oyuncak değildi o,aksine o sabah akşam uyumamıştı hayatta kalmak için uğraşmıştı,sizin bakıp da pis dediğiniz tüyleri yemek ararken kirlenmişti,yüzündeki yaralar bir kavgada olmuştu belki de.
Hiç bilmeden yargılıyordu bu insan diyen varlıklar onu,arkasına bakmadan giden insanları seyrederdi bazen Hektor.Hektor demişken insanlar onun adını hiç bilmeyecekti.
O da buna alışmıştı aç kalmaya insanların ona vurmasına,pis demesine,iteklemesine ama alışamadığı şeyler vardı adını özlemişti Hektor bir daha kimse ona ‘Hektor seni salak kedi hiç gitmeyeceksin değil mi’ diyip gülümsememişti.Çok isterdi belki de bir elin ona  sevgiyle yaklaşmasını,çocukların ona taş atmalarından yorulmuştu kaçamyacak kadar yorgundu ufaklık.
Bir sokak çocuğu geçiyordu sokaktan üşümüş ve kirli kediyi gördü kafasını o küçücük bedenine gömmüş ısınmaya çalışıyordu Hektor,elindeki ekmek parçasını üşümüş kediye uzattı ama kedi kımıldamadı.Çocuk seslendi,kedi gözlerini aralayıp çocuğa baktı ilk kez ona taş atan biri yoktu, on dövmek isteyen veya pis olduğu için onu yargılayan gözler çocuk da pisti zaten o da açtı belki de iyi arkadaş olabilirdi ama artık küçük kedi için çok geçti ağzını açamayacak kadar yorgundu , son gördüğü ise onu şefkatle kucaklayan iki el oldu.
İlk ve son kez.

çok üzücü ya :(

Kimse arkasını dönüp bakmadı ufak kediye,itilmiş kakılmış bir kediydi Hektor,bu ismi ona çok sevdiği yaşlı bir kadın koymuştu inatçı yaşlı bir kadın oysa hiç de sevmezdi kedileri Hektor onu çok sevmişti her gün eve gelirken kapıda beklerdi yağmur yağınca camında oturur izlerdi içeriyi,her sabah tam 7de kadın evden çıkardı Hektor’a yine mi buradasın hiç gitmeyecek misin sen derdi ama  bir gün geç kalsa korkardı ihtiyar.Sonra bir sabah Hektor saat 7de yine kapıdaydı,huysuz ve yaşlı kadının çıkıp yine ona sırıtmasını sevgisini belli etmese de onunla konuşmasını bekliyordu  ama o evden hiç çıkmadı,Hektor her sabah gitti o eve çok özlediği o sesi bir daha hiç duymadı ama eve gitmekten de hiç vazgeçmedi.

Kış geldi.Soğuk.Çok soğuktu

İnsanlar ona üşümüş,aç demiyordu sadece çirkin ve pis diyorlardı çünkü o pet shopta görmeye alışık olduğunuz sağlıklı beslenmiş bir oyuncak değildi o,aksine o sabah akşam uyumamıştı hayatta kalmak için uğraşmıştı,sizin bakıp da pis dediğiniz tüyleri yemek ararken kirlenmişti,yüzündeki yaralar bir kavgada olmuştu belki de.

Hiç bilmeden yargılıyordu bu insan diyen varlıklar onu,arkasına bakmadan giden insanları seyrederdi bazen Hektor.Hektor demişken insanlar onun adını hiç bilmeyecekti.

O da buna alışmıştı aç kalmaya insanların ona vurmasına,pis demesine,iteklemesine ama alışamadığı şeyler vardı adını özlemişti Hektor bir daha kimse ona ‘Hektor seni salak kedi hiç gitmeyeceksin değil mi’ diyip gülümsememişti.Çok isterdi belki de bir elin ona  sevgiyle yaklaşmasını,çocukların ona taş atmalarından yorulmuştu kaçamyacak kadar yorgundu ufaklık.

Bir sokak çocuğu geçiyordu sokaktan üşümüş ve kirli kediyi gördü kafasını o küçücük bedenine gömmüş ısınmaya çalışıyordu Hektor,elindeki ekmek parçasını üşümüş kediye uzattı ama kedi kımıldamadı.Çocuk seslendi,kedi gözlerini aralayıp çocuğa baktı ilk kez ona taş atan biri yoktu, on dövmek isteyen veya pis olduğu için onu yargılayan gözler çocuk da pisti zaten o da açtı belki de iyi arkadaş olabilirdi ama artık küçük kedi için çok geçti ağzını açamayacak kadar yorgundu , son gördüğü ise onu şefkatle kucaklayan iki el oldu.

İlk ve son kez.

çok üzücü ya :(